Ozan Dağhan / Essen
Saksonya-Anhalt’taki seçim sonuçlarının ardından Essen’de yaklaşık 1.500 kişi aşırı sağa karşı sokağa çıktı. Eylemde dayanışma, sosyal güvence ve aşırı sağa karşı birlikte örgütlenme çağrısı yapıldı.
Essen’in merkezindeki Hirschlandplatz 7 Eylülpazartesi akşamı çok sayıda inisiyatifin bayrak ve pankartlarıyla doldu. Bilgilendirme stantlarının önünde insanlar bir araya gelirken, alandaki sohbetlerin ana gündemi bir gün önce Saksonya-Anhalt’ta yapılan seçimlerdi. Seçim sonuçlarının yarattığı kaygının yanında en çok tartışılan soru, aşırı sağa kayışa karşı ne yapılabileceğiydi.
Geçici seçim sonuçlarına göre, Saksonya-Anhalt Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından kesin olarak aşırı sağcı olarak sınıflandırılan AfD, oyların yüzde 43,8’ini aldı ve 83 sandalyeli eyalet parlamentosunda 39 milletvekilliği elde etti. Antifaşist ve ırkçılık karşıtı inisiyatiflerin yıllardır uyardığı aşırı sağa kayış, seçim sonuçlarıyla birlikte yeni bir boyuta ulaştı.
Essen’de düzenlenen eylemde bu gelişmeye verilen yanıt ise sokağa çıkmak oldu. Kentin ırkçılık ve faşizm karşıtı ittifakı “Essen stellt sich quer”in çağrısıyla yaklaşık 1.500 kişi Hirschlandplatz’da buluştu. Sendikalar, siyasi partiler, dernekler, gençlik örgütleri, antifaşist inisiyatifler ve göçmen örgütleri eylemde yer aldı. Özellikle gençlerin yoğun katılımı dikkat çekti. Pankartları ve bayraklarıyla sahnenin önünde toplanan gençler, aşırı sağa kayış karşısında sessiz kalmayacaklarını gösterdi.
Konuşmalar sık sık alkış ve sloganlarla kesildi. “Siamo tutti antifascisti” ve “Yaşasın enternasyonal dayanışma” sloganları meydanda yankılandı. Seçim sonuçlarının yarattığı kaygı ve öfke hissedilse de alana hakim olan hava yılgınlık değildi. Aksine, birlikte hareket etme ve aşırı sağa kayışa karşı mücadeleyi büyütme kararlılığı öne çıkıyordu.
Sosyal sorunlar aşırı sağa bırakılamaz
“Essen stellt sich quer” adına yapılan konuşmada, aşırı sağın güçlenmesi sosyal politikalarla birlikte ele alındı. Hastaneler kapatılırken, okullar tasarruf politikalarıyla zayıflatılırken, kiralar yükselirken ve sosyal güvenceler budanırken yalnızca aşırı sağa karşı uyarıda bulunmanın yeterli olmadığı belirtildi. “Aşırı sağa karşı ‘güvenlik duvarı’ (Brandmauer) bir sosyal program değildir!” denilen konuşmada, sosyal sorunlara gerçek çözümler üretilmeden aşırı sağa kayışla mücadelenin de eksik kalacağı vurgulandı.
Konuşmanın ardından kortej Essen kent merkezine doğru hareket etti. Bayrak ve pankartlarla yürüyen eylemcilerin sloganları sokaklarda yankılanırken, çevredeki insanlar korteji izlemek için durdu. Hirschlandplatz’da başlayan “Siamo tutti antifascisti” sloganı yürüyüş boyunca devam etti.
“Asıl ayrım aşağıdakilerle yukarıdakiler arasında”
Mitingde DIDF-Gençlik ve Essen Uluslararası Gençlik Derneği’nden (IJV) Pascal söz aldı. Konuşmasının merkezine sosyal sorunlarla aşırı sağa kayış arasındaki ilişkiyi koydu. Konut sıkıntısı, artan fiyatlar, sanayideki iş kayıpları, eğitim ve sağlık alanındaki sorunların insanların gündelik yaşamını doğrudan etkilediğini belirten Pascal, bu sorunların yarattığı öfkenin göçmenlere ve toplumun diğer kesimlerine yöneltilmesine karşı çıktı. “Geçmiş ve mevcut hükümetlerin politikalarına duyulan öfke gerçek ve haklıdır. Ancak bunun yanıtı AfD olamaz” diyen Pascal, sosyal hak gasplarının ve yıllardır sürdürülen sosyal kesintilerin de tartışılması gerektiğini söyledi.
Pascal, aşırı sağa kayışa karşı mücadelede belirleyici olanın, aynı sorunları yaşayan insanların birbirlerine karşı değil, ortak çıkarları için birlikte hareket etmesi olduğuna dikkat çekerek, “Asıl ayrım göçmenlerle göçmen olmayanlar arasında değil, aşağıdakilerle yukarıdakiler arasındadır!” dedi.
Ayrıca mücadelenin yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı kalmaması gerektiğinin belirtildiği konuşmada, okullarda, üniversitelerde, işyerlerinde ve mahallelerde örgütlenme çağrısı yapıldı.
Kaygıdan ortak mücadeleye
Kortej Essen sokaklarında ilerlerken meydanda dile getirilen dayanışma çağrısı da görünür hale geldi. Gençler, sendikacılar, göçmen örgütleri ve farklı siyasi çevrelerden insanlar aynı kortejde yürüdü. “Essen stellt sich quer” ise eylemin politik hedefini, “Ne sokağı ne de toplumsal meseleyi aşırı sağcılara bırakacağız!” sözleriyle özetledi.
Saksonya-Anhalt’taki seçim sonuçları eyleme katılan birçok kişide kaygı yaratmıştı. Ancak Essen’de bu kaygı geri çekilmeye değil, birlikte hareket etme çağrısına dönüştü. Eylem boyunca verilen mesaj, aşırı sağa kayışa karşı mücadelenin sosyal haklar, dayanışma ve örgütlenmeden ayrı düşünülemeyeceğiydi. Pascal’ın konuşmasını bitirdiği sözlerle: “Ancak birlikte güçlüyüz!”

