Written by 08:33 AVRUPA

G7 Zirvesi’nde ‘Ukrayna pazarlığı’

Yücel Özdemir

Köln – Pazartesi günü Fransa’nın Evian kasabasında başlayan ve bugün sona erecek olan G7 Zirvesi’nin gündemi oldukça yoğun. Dönem başkanı Fransa’nın yanı sıra ABD, Kanada, Japonya, Almanya, İngiltere ve İtalya’nın üyesi olduğu emperyalist birliğin gündeminde, Ukrayna ve İran krizlerinin yanı sıra diğer önemli küresel sorunlar yer alıyor. Zirvede Avrupa Birliği (AB) de temsil ediliyor.

ABD ile İran arasında sağlanan ve 19 Haziran’da imzalanması beklenen anlaşmanın yanı sıra Ukrayna savaşının bitirilmesi de zirvenin en önemli gündem maddelerinden biri. İran gerilimiyle birlikte, ABD Başkanı Donald Trump’ın çağrısıyla Ukrayna ve Rusya arasında doğrudan ve dolaylı olarak başlayan barış görüşmelerine ara verilmişti. Bu fırsattan yararlanan Almanya, Fransa ve İngiltere üçlüsü (E3), Ukrayna ile Rusya arasında barış konusunda inisiyatif aldı. Bu kapsamda eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, bir süre önce Kremlin Sarayı’na giderek Rusya Devlet Başkanı Putin ile baş başa bir görüşme gerçekleştirmişti. Görüşmenin ardından yapılan açıklamada, Putin’in Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile görüşmeye hazır olduğu belirtilmişti.

Avrupa ülkelerinin başlattığı barış görüşmelerinde henüz bir ilerleme sağlanıp sağlanmadığı bilinmemekle birlikte, bu ülkeler Ukrayna savaşının bitirilmesinin G7 Zirvesi’nin ana gündem maddelerinden biri haline getirilmesini önerdiler. Zirvenin başladığı gün Lüksemburg’da, Ukrayna’nın AB üyeliği için müzakerelere başlandı. AB tarafından eş zamanlı olarak yeniden önemli bir gündem maddesi haline getirilen Ukrayna savaşında barışın sağlanıp sağlanamayacağını ise taraflar arasındaki görüşmeler belirleyecek.

Avrupa ülkelerinin bu girişimine ABD’nin nasıl yaklaşacağının ise G7 Zirvesi’nde kısmen netleşmesi bekleniyor. Zirve öncesinde Putin ile bir saat süren bir telefon görüşmesi yapan Trump, olumlu mesajlar verdi. Bu kapsamda Zelenskiy de Evian’daki G7 Zirvesi’ne davet edildi.

Pazartesi akşamı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya gelen ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Zelenskiy ve Putin ile çok verimli görüşmeler yaptığını ifade ederek, “Bence bu konuda gerçekten bir şeyler başarabiliriz” dedi. Zelenskiy, daha önce Putin’e İsviçre’de görüşme teklifinde bulunmuş ancak olumsuz bir yanıt almıştı. G7 Zirvesi’ne giderken bu kez Trump’ın ev sahipliğinde ABD’de buluşma teklifi yaptı.

Almanya, Fransa, İngiltere ve Ukrayna, bir süre önce Putin’i derhal ateşkes ilan etmeye ve savaşın sona erdirilmesi için müzakerelere başlamaya çağırmıştı. Çağrıda barış için beş şart öne çıkmıştı. Bu şartların başında; derhal ateşkes ilan edilmesi, savaşın mevcut cephe hattında dondurularak bu hat üzerinden müzakerelerin yürütülmesi ve güvenlik garantilerinin verilmesi yer alıyordu. Güvenlik garantileri kapsamında, uluslararası bir askeri gücün Ukrayna’ya yerleştirilmesi de bulunuyor; ancak Rusya’nın bunu kabul etmesi beklenmiyor. Ayrıca Rusya savaşı sonlandırıp Ukrayna’ya verdiği zararın tazminatını ödeyene kadar Rus varlıklarının dondurulması da taraflar arasındaki başlıca sorunlardan biri olarak görülüyor. Avrupa Birliği’nde, Rusya Merkez Bankası’na ait yaklaşık 210 milyar avro halihazırda dondurulmuş durumda.

Ukrayna AB’ye üyelik yolunda

G7 Zirvesi’nde Ukrayna savaşı önemli bir yer tutarken, zirvenin başladığı gün AB ile Ukrayna arasındaki üyelik müzakereleri resmi olarak Lüksemburg’da başladı. Alman basınında yer alan haberlere göre müzakereler; adalet sistemi, temel değerlerin korunması ve güvenlik gibi konuların ele alınmasıyla başladı. Bu süreçte aday ülke Ukrayna’nın hukuk sisteminin, sınır güvenliğinin ve polis teşkilatının AB standartlarına uygun olup olmadığı incelenecek.

Macaristan’ın engellemeleri nedeniyle iki yıl süren bir belirsizlik döneminin ardından başlayan müzakerelerin ne zamana kadar devam edeceği konusunda ise net bir bilgi bulunmuyor. Aynı gün Moldova ile AB arasında da üyelik müzakerelerine başlandı. Moldova da Macaristan’ın engellemesi nedeniyle müzakerelerin başlaması için iki yıl beklemek zorunda kalmıştı.

Aslında Ukrayna ve Moldova’nın AB’ye üyelik müzakereleri Haziran 2024’te resmen başlamış ancak Macaristan’ın veto etmesiyle durdurulmuştu. Nisanda yapılan seçimlerin ardından yeni Macaristan Başbakanı Peter Magyar, haziran başında Ukrayna’daki Macarların azınlık haklarını güçlendirmeye yönelik bir anlaşma üzerinde mutabık kaldıklarını açıklamıştı. Magyar, Ukrayna ile AB üyelik müzakerelerine onay vermenin şartı olarak böyle bir anlaşmayı öne sürmüştü.

Almanya Federal Meclis Grubu Başkanvekili Johann Wadephul, müzakerelerin başlamasını “Avrupa ve Ukrayna için tarihi bir an” olarak nitelendirdi. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise G7 Zirvesi ile birlikte AB’ye üyelik müzakerelerinin başlamasını “büyük bir adım” olarak değerlendirdi. Von der Leyen, Ukrayna’nın reformlar konusunda dikkate değer ilerlemeler kaydettiğini belirtti.

NATO yerine AB üyeliği mi?

Şubat 2022’de başlayan savaştan önce Ukrayna’nın NATO ve AB üyeliği gündeme gelmiş, Rusya buna sert tepki göstererek durumu bir savaş gerekçesi haline getirmişti. Savaş devam ederken Ukrayna hem NATO hem de AB üyeliği için başvuruda bulundu. Gelinen aşamada NATO üyeliği pek olası görünmüyor. Bu nedenle, sadece AB üyeliği üzerinden bir dengenin kurulmasının hedeflendiği anlaşılıyor. Rusya, daha önce Ukrayna’nın NATO yerine AB üyesi olmasına daha sıcak baktığını açıklamıştı.

Ukrayna üzerinde süren emperyalist paylaşımda bundan sonra nasıl bir yol izleneceği bakımından G7 Zirvesi’nden çıkacak sonuçlar büyük bir önem taşıyacak.

Close