Written by 08:00 ÇALIŞMA YAŞAMI

Kaşıkla verdiler kepçeyle alacaklar

Pandemiden ötürü kısa çalışma uygulamasına maruz kalan ve bu yüzden zaten gelirleri düşen emekçiler, 2020/ 2021 yıllarında bir de yüksek vergiye tabi tutuldular. Sermaye lehine işleyen vergi muafiyeti kanunu, işçileri ise bir kez daha mağdur ediyor. Sol Parti, hükümet ortağı FDP’yi geçmişte verdiği sözü tutmaya çağırdı.

SEVİNÇ SÖNMEZ

Bir şirket, işçilerinin maaşlarını ödemek istemediğinde veya ödeyemediğini iddia ederek, işçi çıkaracağını beyan ederse, Federal Çalışma Ajansı (Bundesagentur für Arbeit- BA) ve Federal Devlet kısa çalışma ödeneği ile devreye giriyor. İşçiler daha sonra ücretlerinin bir kısmını şirket yerine devlet kurumlarından alıyorlar. Gelir vergisi beyanında bulunmak zorunda olmayanlar, şayet kısa çalışma parası gibi vergiden muaf olan devlet ödemeleri (Arbeitslosengeld, Mutterschaftsgeld, Elterngeld vs.), aldığı takdirde, vergi beyanında bulunmak zorundalar. Ancak burada devreye giren “Progressionsvorbehalt” yani Almanya’ ya mahsus olan “gelir vergisi oranına etki eden, kademesini yükselten vergi muafiyeti kanunu” devreye giriyor.

Bu kanun nedeniyle, eğer alınan ek ücret ödeneği yılda 410,00 euronun üzerindeyse, eskisinden daha fazla vergi ödemek zorunda kalınabiliyor. Sonuç olarak, vergi dairesi bu yasal düzenleme ile pandemi döneminde, kısa çalışmada olan emekçilerin sırtından 3,5 milyar euronun üzerinde ek bir gelir elde ederek, emekçilerin reel gelirlerinin daha da düşmesine, bir kez daha mağdur olmalarına neden oldu.

ÖNCE KISA ÇALIŞMA, ARDINDAN DA VERGİ BORCU!

Vergi dairesi, özellikle kısa çalışma uygulamasının yoğun olduğu pandemi döneminde bu kanundan dolayı kayda değer bir ek gelir elde etti. Vergi dairesi, şayet bu düzenleme olmasaydı, gelir vergisi (Einkommenssteuer) ve dayanışma vergisinden (Solidaritätszuschlag) 2020 yılında yaklaşık 2,1 milyar euro, 2021 yılında ise 1,4 milyar euro daha az gelir elde edecekti. Bu veriler Federal Maliye Bakanlığı’nın, Federal Meclis üyesi Christian Görke’nin (Die Linke) verdiği soru önergesine verdiği yanıtta yer alıyor.

DEVLET ÖDEDİĞİ YARDIMLARI SERMAYEDEN DEĞİL İŞÇİLERDEN GERİ ALIYOR

Devlet bu yöntemle, işverenler adına üstlendiği kısa çalışma ödeneğinin bir kısmını işverenlerden değil, zaten aylık gelirleri düşen emekçilerden geri alıyor. Federal Çalışma Ajansı- BA geçtiğimiz yılın kasım ayına kadar, 52 milyar euro ek ücret ödeneği ve krizden ötürü işsizlik parası ödedi. BA’ nın bu ödemeleri yapabilmesi için Federal Devlet bütçesinden de BA’ya 24 milyar euro aktarıldı. 2020 ve 2021 yılları itibarı ile devlet bu paranın toplam 3,5 milyarını işçilerin cebinden geri alıyor.

İşverenler ise, aslında kendilerinin ödemesi gereken ücretlerin artık büyük ölçüde devlet tarafından, dolayısıyla işçiler ve emekçiler tarafından ödenmesinden faydalanmaya devam ediyorlar. Oysa bu şirketlerin birçoğu krizde oldukları gerekçesiyle, kısa çalışma ödeneğinden yararlanmış olsalar bile, yüksek kârlar elde ettiler ve hala hem yardım almaya hem de servetlerine servet katmaya devam ediyorlar.

İŞÇİLERE ÇİFTE CEZA

Geçen yıl, Federal Parlamento milletvekili olan Christian Lindner (FDP), kısa çalışma ödeneklerinin vergi muafiyeti kanunu kapsamından çıkarılması için bir başvuru yapmış ve “birden yüksek vergi ödemek zorunda kalan vatandaşların bundan psikolojik anlamda olumsuz etkilenebileceklerini” öne sürmüştü. Linder’in başvurusu üzerine yapılan oylamanın sonuçları pek de şaşırtıcı değildi: Sol Parti FDP’nin başvurusunu onaylarken, SPD ve CDU başvuruyu reddettiler. Yeşiller ve AfD ise çekimser kaldılar.

Sol Parti, Alman Sendikalar Birliği- DGB ve Alman Vergi Sendikası- DSTG, öncelikle devam eden pandemi süreci ve dolayısıyla kısa çalışma uygulamasından ötürü, kısa çalışmada olan emekçilerin bu düzenlemeden muaf tutulmalarını ısrarla talep ediyor. Ancak, Aralık 2021‘de koalisyon ortağı olan FDP’nin ve yeni maliye bakanı olan Christian Lindner’ in hala aynı bakış açısını savunup savunmadıklarını hep birlikte göreceğiz.

Close