Written by 14:30 HABERLER

Koronavirüsün 6. yılı: Sağlık ve ekonomiyi etkilemeye devam ediyor

Covid’in herkes için bilinen bir terim haline gelmesinin üzerinden altı yıl geçti. Ancak, Long Covid olarak adlandırılan, Sars-CoV-2 enfeksiyonu sonrası sağlık üzerindeki uzun vadeli etkilerden dünya genelinde hâlâ birçok insan etkilenmekte. Paris merkezli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), 8 Nisan’da mağdurların bakımı ve tedavisine yönelik maliyetleri ele alan 84 sayfalık kapsamlı bir rapor yayımladı.

Pandeminin zirve yaptığı 2021 yılında, AB ve OECD ülkelerindeki nüfusun yaklaşık yüzde beşinin (yaklaşık 75 milyon insan) bu durumdan etkilendiği belirtiliyor. Yazarlar, beş yıl sonra Long Covid’in “uzun bir gölge gibi” hâlâ varlığını sürdürdüğünü ifade ediyor. Zira nüfusun yüzde 0,6 ila 1’i, yani yaklaşık 15 milyon insan, hâlâ enfeksiyonun sonuçlarıyla mücadele ediyor. Semptomlar; kronik yorgunluktan bilişsel işlev bozukluklarına, oradan nefes darlığına kadar uzanıyor.

Etkilenenlerin sayısı azalsa da maliyetler yüksek kalmaya devam ediyor: OECD ekonomistleri, Long Covid’in önümüzdeki on yıl içinde sağlık sistemlerine yıllık 11 milyar ABD dolarına mal olabileceğini ve üye devletlerin yıllık gayrisafi yurtiçi hasılasını (GSYH) ortalama yüzde 0,2 oranında düşürebileceğini öngörüyor. Uzmanlar, bu hesaplamanın “ihtiyatlı” yapıldığını da vurguluyor. Çünkü Long Covid’in işgücü piyasası, verimlilik ve ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini kapsayan dolaylı ekonomik maliyetleri, 2035 yılına kadar tıbbi tedavi giderlerini “açık ara geride bırakacak”. Örgüt, özellikle Long Covid’in dolaylı maliyetlerinin “OECD ve AB üye ülkeleri için büyük bir yük teşkil ettiğini” yazıyor.

Raporda şu hesaplama yapılıyor: Long Covid yaşayan kişilerin yüzde onuna yakını, enfeksiyondan sonraki ilk yıl işten uzak kalıyor. Long Covid vakaları ve yeni enfeksiyonlar, önümüzdeki on yıl içinde OECD ülkelerinin ekonomilerine toplamda yıllık 135 milyar ABD doları tutarında bir yük getirebilir. Rapora göre bu miktar, Hollanda veya İspanya’nın tüm yıllık sağlık bütçesine tekabül ediyor.

Çok sayıda veriyle desteklenen çalışmanın yazarları, Long Covid ile mücadelenin sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal sonuçları olduğuna da defalarca dikkat çekiyor: “Her hasta duyulmayı ve saygın bir şekilde tedavi edilmeyi hak eder. Birçok Long Covid hastası, süregelen kültürel ve bilgi eksikliklerini gösteren bir inançsızlık veya damgalanma ile karşılaştı.”

Olumlu Bir Örnek Olarak Almanya

OECD raporunda, çok sayıda farklı semptom gösteren Long Covid ile nasıl başa çıkılması gerektiğini tanımlayan sadece altı ülke (bunlardan biri de Almanya) olduğu vurgulanıyor. Sadece beş OECD ülkesi (Almanya, Avusturya, Lüksemburg, Hollanda ve İsviçre) bu durum için özel bir sağlık bütçesi ayırdı. Almanya’da Long Covid aynı zamanda bir meslek hastalığı olarak da kabul ediliyor.

Almanya, Hollanda ile birlikte, Federal Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen iki araştırma projesi nedeniyle de olumlu bir örnek olarak öne çıkarılıyor. Bu projelerden biri, kronik yorgunluk gibi enfeksiyon sendromlarının klinik tabloları ve Covid-19 aşısı ile bağlantılı semptomlarla ilgileniyor. İkincisinde ise Long Covid’li çocuk ve gençlerin bakımına yönelik dört pilot proje inceleniyor. Ayrıca, Federal Sağlık Bakanlığı’nın 2028 yılına kadar, Long Covid’den etkilenen genç insanlar için bir bakım ağı kurulması projesini desteklemesi de olumlu bir gelişme olarak zikrediliyor.

OECD raporu, Long Covid hastalarının ihtiyaçlarına göre uyarlanmış işe dönüş (reintegrasyon) programları oluşturulması çağrısıyla bitiyor: “Daha iyi bir bakım, koordinasyon, planlama ve özellikle Long Covid hastaları için geliştirilmiş yollar, hastaların yeniden sağlığına kavuşmasına ve ekonomik fırsatlara yönlendirilmesine yardımcı olabilir.)

Close