Written by • 08:00• ÇALIŞMA YAŞAMI

Metal işçileri mücadeleye hazır- peki ya sendika yönetimi?

21 Eylül’de, otomotiv endüstrisi ve tedarikçi firmalardan on binlerce işçi, otomobil şirketlerinin saldırılarına karşı ülke çapında iş bırakma eylemleri, işyeri toplantıları, sendika temsilcileri genel kurulları, fabrika kapıları önündeki mitingler, sokak gösterileri ve diğer eylemlerle protesto etti. IG Metall’in yaptığı açıklamaya göre eylemlere ülke genelinde 280 bölgede 175 bin otomobil işçisi katıldı. İşçiler daha kararlı mücadele eğilimlerinin ortaya koyarken sendika yöneticilerin kendilerini “daha fazla yatırım ve sosyal partnerlik” çağrılarıyla sınırlamaları dikkat çekti.

OLİVER ROTH

21 Eylül’de IG Metall’in çağrısıyla otomotiv endüstrisi ve tedarikçi firmalardan on binlerce işçi, ülke çapında iş bırakma eylemleri, işyeri toplantıları, sendika temsilcileri genel kurulları, fabrika kapıları önündeki mitingler, sokak gösterileri ve diğer eylemlerle otomotiv tekellerinin saldırılarına karşı protestolar düzenledi.
IG Metall, “Kesintiler yerine gelecek – Dayanışma en güçlü markamızdır” sloganıyla 280’den fazla yerde düzenlenen eylemlere 175 binden fazla işçinin katıldığını bildirdi.
Eylemler çoğu yerde oldukça mücadeleci bir atmosfere sahne oldu: İşçiler kendi hazırladıkları pankartlar, bayraklar, davullar ve yüksek sesli sloganlarla, şirket yönetim kurullarının ve hükümetin saldırılarını– işten çıkarmalar, kemer sıkma programları, fabrika kapatma tehditleri, 35 saatlik çalışma haftası ve 8 saatlik çalışma gününün kaldırılması, emeklilik yaşının yükseltilmesi– sineye çekmeyeceklerini gösterdiler.

PATRONLAR GÜÇ DENEMESİNE HAZIRLANIYORLAR

Protestolar sürerken, otomobil patronları tarafından yeni tehditler geldi: Mercedes Üretim Direktörü Michael Schiebe, hâlâ yürürlükte olan istihdam güvencesine uyulacağını, ancak maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini söyledi. “Bunu başaramazsak, Almanya’da bir montaj fabrikasını ve bir motor ve şanzıman fabrikasını kapatmak zorunda kalacağız,” dedi Schiebe! Mercedes CEO’su Ola Källenius ise aylardır Mercedes fabrikalarındaki çalışma sürelerinin ücret telafisi olmaksızın uzatılmasını ısrarla talep ediyor.
Tekel yönetim kurullarının sergilediği tavır, işçi sınıfıyla bir güç denemesi riskini göze almak istediklerini açıkça ortaya koyuyor. Zira IG Metall yönetim kurulunun işyerleri ve sendikal kazanımlar uğruna kararlı bir mücadele vereceğine inanmıyorlar. IG Metall yönetim kurulunun Volkswagen’deki tutumu, diğer sermaye gruplarının iştahını kabartıyor: VW Grubu’ndaki fabrikaların kapatılması gündemden kalkmış değil: Zwickau, Neckarsulm, Hannover ve Emden hâlâ tehdit altında. Artık “fabrika kapatma” değil, “mevcut ürün portföyünde bu fabrikalar için yeni modeller bulunmadığı” söyleniyor. Ve bu nedenle “fabrikaların başka amaçlarla kullanılmasına yönelik çaba gösterilecek.”
“Alternatif kullanımın” ne anlama geldiğini VW’nin Osnabrück fabrikasında görebilirsiniz – Otomobil fabrikası bir silah üretim tesisine dönüşüyor! Bu fabrikaların her birinin kapatılması, VW grubuna 1,5 ila 2 milyar euroya mal olacak– dolayısıyla fabrikaların, “alternatif kullanımı” daha kârlı bir sonuç olacak.

“YENİLİKLER VE CESUR YATIRIMLAR …”

IG Metall yetkilileri ve İşyeri İşçi Temsilcileri Kurulu başkanları tarafından yapılan konuşmalarda, “ürünlere, teknolojiye ve tesislere yönelik yenilikler ve cesur yatırımlardan”, ama aynı zamanda “birçok şeyi gözden kaçıran beceriksiz yöneticilerden” de bolca söz edildi. Konuşmacılar, pek çok yerde “yenilikler ve cesur yatırımların” yanı sıra “aktif bir sanayi politikası” talep ettiler.

Ve bu politika, “değişen küresel koşulları ciddiye almalı ve buna karşı önlemler almalıdır: Hedefe yönelik maddi destek, etkili dış ticaret koruması (gümrük vergileri) ve net yerel üretim önceliğiyle.”

Ancak sorun şu ki, diğer “otomobil ülkeleri” de aynısını yapıyor ve şirketler arasındaki rekabet giderek daha da kızışıyor. “Almanya’nın en büyük sendikası ve dünyanın en büyük tekil sendikasından” (IG Metall’in kendi tanımlaması) çok daha fazlasını beklemek abes değil. Örneğin, işyerleri için verilen mücadeleyi uluslararası düzeyde diğer kardeş sendikalarla birlikte yürütmesini beklenebilir. Zira uluslararası sendika, “IndustriALL Global Union” tam da bunun için var ve meslektaşımız Christiane Benner aynı zamanda bu birliğin de başkanı!

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Şimdi ortaya çıkan soru, bundan sonra ne olacağıdır. Bir yanda, ne pahasına olursa olsun kâr marjlarını artırmak isteyen ve bunun için on binlerce işçinin işten çıkarılmasını hiç tereddüt etmeden göze alan otomobil patronları; diğer yanda ise işlerini ve kazanımlarını korumak ve bunun için mücadele etmek isteyen otomobil ve tedarikçilik sektöründen yüz binlerce işçi var.

IG Metall yönetiminin, şirketlerin daha yüksek kâr marjı talebini desteklerken aynı zamanda otomotiv endüstrisindeki işyerlerini korumaya çalışması şeklindeki çelişkili tutumunu uzun sürmeyeceği apaçık ortada. Bir hafta önce, mücadeleci işyeri işçi temsilcileri ve sendika temsilcileri, aralarında şaşırtıcı derecede çok sayıda toplu sözleşme komisyonu üyesi de bulunuyor, “ŞİMDİ DİRENİŞ! Patronların ve hükümetlerinin genel saldırısını durdurun. Mücadeleci sendikalar için. Kazanımlarımızı savunmak için.” başlıklı bir imza kampanyası başlattılar. İmza kampanyasını başlatan işçi arkadaşlarımız, metinde şöyle yazıyorlar: “Gerçek bir karşı güç olarak sendikalara ihtiyacımız var” ve “Yukarıdan gelen sınıf baskısına karşı, kararlı ve ortak sendikal direnişimizle karşı koymalıyız!

Bunun için şöyle sendikalara ihtiyacımız var:

Sendika tabanının– yani üyelerinin daha fazla söz hakkına sahip olmasını sağlayan.

Toplu sözleşme müzakerelerine çekilmek yerine yeniden daha fazla toplumsal sorumluluk üstlenen.

İnsanlara, çıkarlarını tutarlı bir şekilde savundukları için kalıcı bir umut veren.

Kötü uzlaşmalara girmeyen, aksine yeniden her türlü yolla mücadele eden.

Toplumsal itaatsizlikten korkmamalı, aksine bunu kendileri de örgütlemelidir.

HAREKETE GEÇELİM

İmza kampanyasının tek başına her şeyi düzeltmeyeceği biliniyor, ancak doğru yönde atılmış bir ilk adım olduğu da ortada! Bu nedenle imza kampanyasını her yerde yaygınlaştırmak ve daha fazla destekçi kazanmak önemlidir. Kampanya metni bütün işyerlerinde duyuru panolarına asılmalı ve iş arkadaşlarıyla bu konu üzerinde tartışma ortamı yaratılmalıdır. Ayrıca imza metni, işyeri temsilciliği toplantılarına, işyeri toplantılarına, VKL toplantılarına ve temsilci genel kurullarına gündem maddesi olarak eklemeli, konu birlikte görüşmeli-tartışılmalı ve mümkün olan yerlerde metnin birlikte imzalanmasını sağlanmalı. Bunun yanı sıra iş arkadaşlarımızla, dilekçenin ötesinde hangi adımları atabileceğimizi de tartışmalıyız.

↑
Close