Emeklilik Komisyonu, emeklilik sisteminin reformu için 33 maddelik önerilerini hükümete sundu. Tekelci sermayenin taleplerinin neredeyse harfiyen yerine getirildiği öneriler arasında, emeklilik yaşının adım adım 70’e çıkarılması, zorunlu özel emeklilik fonu oluşturulması, emekli maaşlarının ücret artışlarından daha fazla koparılması gibi emeklilerin yaşam kalitelerini düşürecek saldırdılar var. Sendikalar ve sosyal kurumlar önerileri eleştiriyorlar. “Bu öneriler, fabrikalardaki çalışanların çalışma ve yaşam koşullarını göz ardı ediyor” diye konuşan IG Metall Genel Başkanı Benner, “metal işçileri bunu reddedecektir” dedi.
SERDAR DERVENTLİ
Federal Hükümet tarafından görevlendirilen Emeklilik Komisyonu’nun aylardır “merakla beklenen” önerileri 23 Haziran günü resmen hükümete sunuldu. Federal Çalışma Bakanı Bärbel Bas’ın daha önce talep ettiği gibi komisyon bütün önerilerini “oybirliği” ile sunduğu basına açıklandı.
Başbakan Friedrich Merz, Komisyonu’nun 33 önerisinin tamamını “istisnasız, tavizsiz” hayata geçireceğini ilan etti. “Bu reform paketinin tüm unsurları şimdi hızla hayata geçirilmelidir” diye konuşan Merz, tek tek önerilerin çizilmesine izin verilemeyeceğini söyledi.
İşçi sınıfı açısından emeklilik hakkının gasp edilmesi ve mezarda emeklilik anlamına gelen reform önerilerini “bütünsel bir sanat eserine” benzeten SPD’li Çalışma Bakanı Bas, bundan böyle “seçmeci bir yaklaşımın söz konusu olamayacağından” dem vurdu.
KOMİSYON SÜRPRİZ YAPMADI…
Hükümetin “emeklilik uzmanlarından” oluşturduğu ve sendika temsilcilerini içine almadığı 13 kişilik komisyon yaptığı açıklamaya, “beş ay boyunca emeklilik sistemini inceleyip geleceğe hazır hale getirmek için olanaklar” aramış. Ülke kurulduğundan bu yana yürürlükte olan emeklilik sisteminin “emeklilik uzmanları” için neden bilinmez olduğu sorusu bir yana önerileri de sürpriz yaratmadı.
Tekel sermayenin bütün taleplerinin neredeyse harfiyen yerine getirildiği 33 öneri bütün emekçileri olumsuz etkileyecek.
Başta Bild gazetesi olmak üzere bütün burjuva medyanın öne çıkardığı en önemli öneri, “Yaşam standardını güvence altına alan bir emeklilik sisteminin siyasi hedef olarak belirlenmesi” oldu. Bun görü vergiler ödendikten sonra en az yüzde 70’lik düzeyinde bir net emeklilik maaşı belirlenmesi gerektiğini belirten uzmanlar, böylece son aylık gelirin üçte ikisinden fazlasının emeklilik döneminde vatandaşın eline geçmesinin sağlanacağını ileri sürüyorlar. Milyonlarca işçinin asgari ücretle çalıştığı ve gelecek yıllarda da çalışacak olduğu bir ülkede, “yaşam standardını güvence altına alan bir emeklilik sisteminin” ancak emeklilikte yoksulluğun güvence altına alınacağı anlamına geliyor gerçekte. Komisyonun önerileri arasında ücretlerin ikiye katlanması gibi bir öneri bulunmuyor. Veya bir başka deyişle komisyon, “işçiler çalışırken nasıl yaşadılarsa emekli olduklarında da öyle yaşarlar” tutumundan hareket ediyor.
Zaten Merz’de daha önce Bankalar Birliği’nin bir toplantısında, yasal emeklilik maaşını açıkça “en iyi ihtimalle temel güvence” olarak nitelendirmişti. Sürpriz yok.
İŞÇİLER ZORLA BORSAYA YÖNLENDİRİLECEK
Yıllardır geniş işçi kitlelerini borsada kumar oynamaya teşvik eden hükümet bu konuda başarılı olmamıştı. Geniş işçi kitlelerini gönüllülük ilkesi temelinde borsaya yönlendiremeyen sermaye ve hükümeti, bunda böyle bütün işçileri zorla borsaya sokmayı hedefliyorlar. Komisyona göre reformun temel unsuru da bu özel emeklilik fonu olacak.
Planlara göre ilk etapta brüt maaşın yüzde 0,5’i, parayı sermaye piyasasında yatıran bir devlet fonuna aktarılacak. Bu oran kademeli olarak yüzde 2’ye kadar yükseltilecek. Mevcut yasal emeklilik sisteminde olduğu gibi, bu sermaye fonu da “eşit ortaklık esasına” göre finanse edilecek. İşçi ve işverenler fona birlikte katkı payı ödeyecekler.
İşçiler açısından bu ilk etapta ücret kesintisinin artması anlamına gelecek. Bu, zaten beklenen normal katkı payı artışına ek olarak gerçekleşecek: Bugün toplam yüzde 18,6 seviyesinde olan emeklilik sigortasına yönelik aidat oranının 2028 yılına kadar yüzde 19,9’a çıkması bekleniyor.
Komisyon, “sermaye emekli maaşının” (“Kapitalrente”) yaklaşık 2040 yılından itibaren emekli maaşı düzeyini hissedilir şekilde artıracağını vaat ediyor.
Alman Borsası (Deutsche Börse) Yönetim Kurulu Başkanı Stephan Leithner, ARD televizyonuna verdiği bir demeçte, hükümetin planlarına destek verdi. Leithner’e göre bundan böyle herkes sermaye piyasasındaki olumlu dinamiklerden ve bileşik faiz etkisinden yararlanabilecek”. Leithner, sermaye piyasalarındaki olumsuz dinamiklerden etkilenme konusunda ise bir şey söylememesi dikkat çekiyor!
MALİ SERMAYEYE YENİ SPEKÜLASYON KAYNAĞI YARATILIYOR
Ücretlerden yüzde 0,5 ile başlayan ve dört yıl içinde yüzde 2’ye çıkması planlanan ek aidatlar mali sermaye için düzenli dev bir spekülasyon kaynağı anlamına geliyor. Komisyonun planlarına göre her yıl 35 milyar euro devlet tarafından kurulacak özel fona aktarılacak. Yeni işe başlayanlar temel alındığında aidatların fona aktarılmasıyla yeniden emekli maaşı olarak dönmesi arasında en azından 45 yıl geçecek. Buda 1,575 trilyon euro anlamına geliyor.
Devlet tarafından kurulacak olan fon, kasasında biriken parayı farklı fonlar aracılığıyla borsada spekülasyonlar için kullanacak. Aidatların hangi fonlara aktarılacağına da devlet fonu karar verecek.
2002’de uygulamaya konulmasından bu yana verilen hiçbir vaadi yerine getirmeyen “Riester Emeklilik Planı” borsaya güvenmenin ne anlama geldiğini de gösteriyor gerçekte. “Rister Rente” ile güvenli ek emeklilik sağlanmadığı gibi ödenen aidatlar da eriyip gitti. Şimdi bunun neden farklı olacağını ne komisyon nede federal hükümet açıklayamıyor.
BUNUN ADI MEZARDA EMEKLİLİK!
Komisyon, emeklilik yaşının yükseltilmesini talep eden sermayenin tam istediği bir formül buldu. Buna göre emekli maaşından kesinti olmadan emekliye ayrılmak için ödenen aidat süresi değil genel yaşam beklentisi belirleyici olacak.
Örneğin bugün 45 yıl aidat ödemiş olan bir işçi, emekli maaşından kesinti olmadan 63 yaşında emekliye ayrılabiliyor. Bundan böyle yasal emeklilik yaşı gelmeden kimse emekli olamayacak! 45 yıllık çalışma süresinin ardından kesintisiz erken emeklilik tamamen kaldırılacak. Kesintiler olsa bile 64 yaşından önce emekli olmak artık mümkün olmayacak. Bir kişinin daha erken emekli olup olamayacağı, gelecekte aidat ödeme süresine değil, bireysel sağlık durumuna bağlı olacak. Hasta, verimli olmayanlar emekliye gönderilecek, sağlıklı olanlar ise çalışmayı sürdürecek!
Şimdi, “bundan sonra 17 yaşında çalışmaya başlayan bir işçi 50 sene aidat ödedikten sonra 67 yaşında emekli olacak” diye düşünülebilir. Ama bu doğru değil. Nitekim Komisyon emeklilik yaşının yaşam beklentisine endekslenmesini öneriyor. Buna göre yaşam beklentisi 2 yıl uzarsa emekliliğe ayrılma yaşı kaç yıl aidat ödendiğinden bağımsız olarak bir yıl artacak.
Aynı şekilde kısmi emeklilik uygulaması da kaldırılacak. Komisyona göre bu tür uygulamalar emeklilik sigortasının sınırlarını zorluyor.
EMEKLİ MAAŞLARI DAHA DA YAVAŞ ARTACAK!
Diğer yandan emekli maaşlarının ücretlerden/maaşlardan daha fazla ayrıştırılması öneriler arasında bulunuyor. 2004 yılına kadar emekli maaşları, ortalama ücret/maaşla aynı oranda artmıştı. 2004 yılında, SPD/Yeşiller koalisyon hükümeti, sözde “sürdürülebilirlik faktörü”nü getirerek bu uyumu ortadan kaldırdı. Sonuç olarak, emekli maaşları 2002 yılına kıyasla ücret artışının yaklaşık yüzde 20 gerisinde kalmıştır! Şimdi bu kesintiye neden olan hesaplama faktörünün 0,25’ten 0,33’e çıkarılması planlanıyor. Başka bir deyişle, ücretler ile emekli maaşlarındaki artış arasındaki uçurum daha da derinleşeceği anlamına gelmektedir.
HERKES AİDAT ÖDEYECEK… Mİ?
Son haftalarda basına yansıyan haberlerde yasal emeklilik sigortasına aidat ödeyenlerin daha geniş kesimleri kapsayacağı ileri sürüldü. Buna göre devlet memurları, serbest meslek sahipleri ve milletvekilleri de yasal emeklilik sigortasına aidat ödeyeceklerdi.
Gelinen yerde bundan vazgeçildi. Komisyon devlet memurlarını yasal emeklilik sigortası kapsamına almak yerine devletin, devlet memuru statüsünde olanların sayısını azaltması ve gelecekte bu statüyü çok dar alan için korumasını öneriyor. Serbest meslek sahiplerinin, özel branş emeklilik sigortaları yoksa yasal sigortaya üye olmaları zorunlu hale getirilecek. Fakat bu kesime de özel itiraz hakkı tanınacak ve fazla belge istenmeden itirazları kabul edilecek!
Geriye sadece eyalet ve federal milletvekilleri kalıyor. “Eh bari bunlar aidat ödesinler” denilebilir. Ama bu da gerçekleşmeyecek. Nitekim Federal Milletvekillerinin 180’i devlet memuru, 107’si serbest meslek, 27’si işletme sahibi, 119’u üst düzey işletme yöneticisi statüsünde. Yaklaşık 200’ü ise aidat ödeyebilir pozisyonda. Muhtemelen bunlara da özel bir statü tanınıp aidat ödeme zorunluluğundan çıkarılırlar.
PLANLAR ENGELLENEBİLİR
Emeklilik Komisyonu’nun önerileri bir (mini ve midi işlerin önemli ölçüde iptal edilmesi dışında) bütün olarak sermayenin lehine ve işçilerin aleyhine olduğu görülüyor. Özellikle düşük ücretleri işlerde çalışan kadın ve göçmen emekçiler bu reform önerilerinden çok daha kötü etkilenecekler.
Fakat sermeye ve hükümetinin bütün saldırı planları engellenebilir. Mercedes Untertürkheim’de IG Metall Sendika Temsilciliği (sayfa 8’e bkz.) sermaye ve hükümetinin planlarına karşı nasıl mücadele edilebileceğini aldığı kararla ortaya koydu. Şimdi bu kararı Almanya genelinde bütün branşlara yaygınlaştırma ve işçileri mücadeleye kazanma zamanıdır.
TEPKİLER
DGB, 45 prim yılı sonrasında kesintisiz emekli maaşı uygulamasının kaldırılmasına karşı çıkıyor. DGB Başkanı Yasmin Fahimi’ye göre emeklilik politikası aynı zamanda bir adalet meselesidir. Ayrıca, emeklilik yaşını genel olarak yükseltmek ve emekliliğe geçişi yaşam beklentisine bağlamak da yanlış olur.
Verdi Başkanı Frank Werneke, 35 ve üzeri prim yılı olan uzun süreli sigortalıların – kesintiye uğramak kaydıyla – emekli olabilmeleri için çaba gösteriyor; zira bakım hizmetleri, paket dağıtımı ve atık yönetimi sektörlerinde çalışanların çoğu “sadece sağlık nedenleriyle artık çalışmaya devam edemiyor”. Werneke ayrıca, emeklilik komisyonunun yaşlılık yoksulluğunu önlemek ve bununla mücadele etmek için somut öneriler sunmadığını belirtti. Werneke, “Bu durum çok üzücü ve özellikle kadınları etkiliyor” dedi.
IG Metall Başkanı Christiane Benner’e göre, esnek ve sosyal güvenceye sahip bir emekliliğe geçişi için imkânları sorgulamak yanlıştır. 45 prim yılı sonunda emeklilik hakkının kaldırılması yanlış bir sinyal olur. Diğerlerinden çok daha uzun süre prim ödeyen ve bu ülkenin ekonomik başarısına katkıda bulunanlar, bu yaşam boyu emeklerinin emeklilik sisteminde de tanınacağına güvenebilmelidir. Kısmi emeklilik de aynı derecede önemini korumaktadır. Özellikle köklü endüstriyel dönüşümlerin yaşandığı dönemlerde, çalışanlar ve işletmelerin, çalışma hayatı ile emeklilik arasındaki geçişi düzenlemek için güvenilir seçeneklere ihtiyacı vardır. “Bu öneriler, fabrikalardaki çalışanların çalışma ve yaşam koşullarını göz ardı ediyor” diye konuşan IG Metall Genel Başkanı Benner, “metal işçileri bunu reddedecektir” dedi.
IG Metall Yürütme Kurulu Üyesi Hans-Jürgen Urban yaptığı açıklamada şu görüşü savundu: “Yasal emekli maaşı seviyesi, insanların güvenilir bir yaşlılık güvencesi için temel ölçüttür. Emekli maaşı seviyesi ve yasal emeklilik ödemeleri düşürülüp sermaye piyasalarındaki dalgalanmalara bırakılırsa, bu 20 milyondan fazla insanın emeklilik geliriyle oynanan tehlikeli bir oyun olur. Sigortalıların primleriyle spekülasyon yapılmamalı ve hisse senedi piyasasındaki kayıplar yasal emekli maaşını azaltmamalıdır!
Bu planlar, yeniden birleşme sürecini ve birçok ekonomik krizi yüksek istikrar ve güvenilirlikle atlatmamızı sağlayan yasal emeklilik sigortasının dayanışmaya dayalı paylaşım sistemine yönelik bir saldırıdır. Her ne türde olursa olsun bir hisse senedi emeklilik sisteminin olumsuz yönleri neredeyse hiç ele alınmamaktadır. Bu sistem zehirli hale gelebilir. Özellikle de sermaye piyasaları iyi performans göstermediğinde; yeni krizler ve savaşlar hisse senedi fiyatlarını altüst ettiğinde; yatırımcılar teknoloji şirketlerinin vaatlerine artık güvenmediğinde. IG Metall, daha önce de FDP’nin emekli maaşlarıyla rulet oynamaya yönelik girişimini engellemişti. İkinci bir denemeye de karşı çıkacağız.”
Paritätischer Gesamtverband’ın başkanı Joachim Rock, 33 öneriyi “yetersiz ve sosyal açıdan dengesiz” olarak değerlendiriyor. Buna göre, her beş kişiden biri yaşlılık yoksulluğundan etkileniyor. Temel emekli maaşı alanlar ve iş göremezlik maaşı alanlar için iyileştirmeler eksik. “Duyurulan konut yardımı kesintileriyle birlikte, sosyal reformlar yoksulluğu artıran bir büyüme programına dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya.” Sermaye emekli maaşı, emeklilik güvencesinin bir kısmıyla finans piyasalarındaki kazanç ve kayıplara maruz kalmak anlamına geliyor. Rock, “İsveç’te olduğu gibi, sermaye emekli maaşının getirileri aşırı pahalı kiralar uygulayan gayrimenkul şirketlerinden geliyorsa, sigortalıların parası günlük yaşamın temel ihtiyaçlarına yönelik spekülasyona akıyor” dedi.

