Written by 13:00 KÜLTÜR

Sokağı sahneye taşıdılar

Ali Çarman/Stuttgart

Türkiyeli işçilerin Almanya’ya göçün üzerinde 62 yıl geçti. Sadece Almanya’ya gelinmedi. Hollanda, Belçika, İngiltere, Fransa, Avusturya, İsveç, İsviçre.. Belli başlı Avrupa ülkelerinin tamamında hatırı sayılır Türkiyeli işçi yaşam kavgasını vermekte.

Aradan geçen bunca zamana rağmen gelişler bir şekilde devam ediyor. İnsanlar, ekonomik-siyasi nedenlerle doğdukları ve şekillendikleri ülkeyi ve bütün sevdiklerini geride bırakarak; dilini-kültürünü, çalışma koşullarını dahi bilmedikleri Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde hayata tutunmaya çalışarak geleceklerini kurdular. Yıllar su gibi aktı. Göçmen nufüsün azımsanmayacak bir kesimi kendisini yaşadığı ülkenin parçası olarak görmeye başladı.

Göçmen işçi, emekçiler ve özelikle gençler sadece üretim alanlarında değil, hayatın bütün alanlarında, kültür-sanat ve edebiyat dünyasında nitelikli çalışmalara ve önemli başarılara imza attılar.

Bunlardan birisi de anne-babası ekonomik politik sebeplerden Pazarcık’tan kalkıp İsviçre yollarına düşen Esra Uğurlu.

1984 İsviçre doğumlu Esra Uğurlu’yu daha küçük yaşta oyunculuğa merak sarar. Londra ve Kanada’da oyuncu olarak eğitim aldı.. 2013’ten 2018’e kadar İngiltere’de, çoğunlukla filmlerde ve Londra’daki Red Zone Tiyatrosu’nda serbest oyuncu olarak çalıştı.

2017’den beri Basel Volksbühne’de (Halk Sahnesi) FRAUEN/KADIN oyununda başrol olarak sahne aldı. 2018’den beri ise uluslararası Theaterhaus Stuttgart’ın topluluk üyesi olarak bir çok çalışmada önemli görevler üstlendi.

Şu anda Theaterhaus Stuttgart’ta müzisyen Haki Kılıç ile birlikte ‚SALIHA – Die vergessenen Gastarbeiterinnen” adlı dramaturg oyunu belli aralıklarla sahnelenmeye devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde Esra Uğurlu’nun başrol oyuncusu olarak görev aldığı SALİHA oyununu beğenerek izlemiştik. Hala Stuttgart THEATERHAUS salonunda sahnelenmeye devam eden ‘WER lange WARTET STIRBT-Uzun Süre Bekleyen Ölür’ oyunu büyük bir ilgiyle izledik. Esra Uğurlu, dinamik, coşkun ve güçlü karakter oyunculuğu ile kendini tamamen oyuna, daha doğrusu sokak hareketinin bir aktivisti olarak kendini gösterdi.

“Kendimizi de bulabileceğimiz bir oyun konusu arayışı içindeydim, bunun için iklim aktivistlerinin eylemleri bize yeteri kadar malzeme verdi” diyen genç yönetmen Katja Schmidt zorlu bir işe girişmiş. İklim değişikliği konusunun ele alındığı oyunda “Hiçbir şey imkansız değildir” çağrısına bağlı kalınarak işlenen oyunda kapitalizme ciddi ve güçlü eleştiriler yönetilmekte.

Her geçen gün daha da karartılan dünyaya sahneden ışık olmayı seçmiş oyun boyunca bir dizi soruya cevaplar aranıyor. Almanca, İngilizce, Fransızca, Kürtçe ve Türkçe dillerini çok iyi bilen Esra Uğurlu tek kişilik bir oyunda dinamik-coşkun-güçlü karakter oyunculuğuyla dakikalarca ayakta alkışlandı.

İlgi duyanlar THEATERHAUS STUTTGART’ta sahnelenmeye devam eden oyunu izleyebilir.

 

Close