Kamer Arslan / Berlin
Berlin’in en büyük kamu sağlık kuruluşu olan Vivantes’e bağlı hastanelerde, Ocak ayından bu yana süren toplu sözleşme krizi derinleşiyor. 15 Nisan’da başlayan süresiz grev kararlılıkla sürerken, grev hattındaki işçiler Berlin Senatosu’na sesleniyor: “Aynı işi yapıyoruz, neden farklı haklara sahibiz?”
Berlin’de sağlık emekçilerinin başlattığı süresiz grev ikinci haftasına girerken, Vivantes işçisi ve Tarif Komisyonu Üyesi S.K. ile grev çadırında bir araya geldik. Servis elemanı olarak görev yapan S.K., çalışma koşullarından Berlin halkına verdikleri mesaja kadar süreci gazetemize değerlendirdi.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Ben S.K. Vivantes’in yan kuruluşlarından birinde servis elemanı olarak çalışıyorum. Günlük işim hastaların yemek siparişlerini organize etmek, servisi yürütmek ve hastane içi düzeni sağlamak. Yani sağlık hizmetinin ayrılmaz bir parçasıyım.
Temel talebiniz olan TVöD (Kamu Sektörü Toplu İş Sözleşmesi) kapsamına tam geçiş neden bu kadar kritik?
Bizim için yüzde 100 TVöD demek; her şeyden önce “Eşit işe eşit ücret” demek. Aynı hastanede, yan yana benzer işleri yaptığımız meslektaşlarımızla aramızda uçurum var. Biz daha düşük ücret ve daha sınırlı sosyal haklarla çalışıyoruz. Bu sadece bir maaş meselesi değil; bir saygı ve adalet meselesidir. Daha iyi çalışma koşulları ve iş güvencesi istiyoruz.
“Senato siyasi irade göstermeli”
Vivantes yönetiminin ve Berlin Senatosu’nun şu ana kadarki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Maalesef yönetim şu ana kadar tatmin edici bir çözümle gelmedi. Bizi bu zorunlu greve iten, görüşmelerin sonuçsuz kalmasıdır. Berlin Senatosu’ndan beklentimiz net: Kamuya ait bir kurumda bu ayrımcılığa son verilmeli. TVöD’ye geçiş için artık laf değil, siyasi irade bekliyoruz.
Grevdeki arkadaşlarınızın morali nasıl? Halktan nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
Moralimiz çok yüksek. Haklı olduğumuzu biliyoruz ve bu bizi motive ediyor. Ver.di sendikasının örgütlülüğü de bize güç veriyor. Ayrıca hastalar, Berlin halkı ve demokratik kitle örgütleri bizi yalnız bırakmıyor. İnsanlar biliyor ki; işçinin mutlu olmadığı bir hastanede hizmet kalitesi de düşer. Bu mücadele, daha iyi bir sağlık sistemi içindir.
“Birlik olursak kazanırız”
Sizi bu mücadelede en çok ne motive ediyor ve okurlarımıza mesajınız nedir?
Yaptığımız işin değerinin görülmemesi beni en çok kamçılayan şey. Vivantes bünyesindeki herkesin eşit haklara sahip olması şart. Bu toplumsal bir mesele. Okuyucularımıza mesajım şu: Bu mücadele sadece bizlerin değil, hepimizin mücadelesidir. Daha adil bir çalışma sistemi için dayanışma hayati önem taşıyor. Bizi desteklemeye devam edin.
TVöD Nedir?
TVöD (Tarifvertrag für den Öffentlichen Dienst), Almanya’daki kamu sektörü çalışanlarını kapsayan ve ücretlerden sosyal haklara kadar tüm çalışma koşullarını belirleyen ana toplu iş sözleşmesidir.

